Hemşirelik Eğitiminde Güdülenme

0 Yorum

Eğitim; bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişimler yaratma sürecidir. Bu sürecin gerçekleştirilmesinde temel öğelerden biri güdülenmedir. Güdülenme, eğitsel anlamda ‘öğrencilerin potansiyellerini açığa çıkarmaları, öğrenmeleri ve çalışmalarını harekete geçiren güç olarak tanımlanmaktadır. Güdülenme insan davranışlarına şekil verme işlevini üstlenen eğitim-öğretim çalışmalarında önemli bir yere sahiptir.

Hemşirelik öğrencilerinin etkili öğrenme ve kendini geliştirme yönündeki istekliliklerinin ya da akademik başarıyı etkileyen sorunların önemli bir kısmı güdülenme ile açıklanır. Bunu açıklamak için Deci ve Ryan tarafından geliştirilen teoriden yararlanılır. Bu teoride güdülenme; içsel, dışsal ve olumsuz güdülenme şeklinde üç başlıkta ele alınmaktadır.

İçsel güdülenmede; öğrenmeye duyulan merak, mesleğin sevilmesi, gelişme duygusu ve başarmanın verdiği haz gibi içsel etmenler bireyi yönlendirmektedir. Öğrencinin hemşirelik mesleğine ilgi duyması, mesleği ile ilgili bilgileri öğrenmeyi istemesi, kendi alanında kariyer yapma olanağının olması, aldığı eğitimin yaşam kalitesini arttıracağına inanması gibi duygu ve düşünceler içsel güdülenmeye örnek olarak verilebilir. Dışsal güdülenmede ise bireyi diğer bireyler tarafından takdir edilmek, onların eleştirilerinden kaçmak, ödül kazanmak gibi dışsal kaynaklı etmenler etkilemektedir ve burada birey öğrenme çabası içine girmektedir. Olumsuz güdülenme ise bireylerin hareketleri ile sonuçların meydana getirdikleri arasında bağlantı kuramadıkları durumlarda ortaya çıkmaktadır. Öğrenciler, olumsuz güdülenme yaşadıklarında kendi davranışlarının kontrolünün dışında bir şeyin sonucu olduğuna inanırlar. Bir başka ifade ile öğrencinin öğrenmek için çaba harcamaması, kendini yetersiz görmesi, baskı altında olması ve hata korkusu öğrenmeyi olumsuz etkilemektedir.